Sürdürülebilir Bir Geleceğe Doğru: Yeşil Bir Üniversite Kampüsü Tasarlamak

Mert Özçelik
Mert Özçelik
Sabancı Üniversitesi Temel Geliştirme Programı - PROJ 201 Dersi Süpervizörü

PROJ 201 kapsamında düzenlenen proje pazarı, bizim için sıradan bir ders etkinliğinden çok daha fazlasıydı. Bu süreç, sürdürülebilirlik odaklı bir fikrin ortaya çıkmasına ve farklı motivasyonlarla bir araya gelen bir ekibin ortak bir amaç etrafında buluşmasına vesile oldu.

Proje pazarı sırasında ekip üyelerimizin bir kısmı Mert Özçelik’in projesiyle tanışarak bu çalışmaya ilgi duyarken, diğer üyelerimiz proje seçme sürecinde kendi ilgi alanları ve kariyer hedefleri doğrultusunda projeye dâhil oldu. Farklı motivasyonlarla bir araya gelsek de, ortak bir amaç etrafında buluştuk.

Proje süreci boyunca, her hafta katıldığımız derslerde projemizin içeriğine dair hem teorik hem de teknik bilgiler edindik ve bu sayede fikrimizi uygulanabilir bir yapıya dönüştürdük. Özellikle beyin fırtınası odaklı dersler, ekip içindeki farklı bakış açıları sayesinde projemizi geliştirmemize ve yeni çözüm yolları keşfetmemize önemli katkı sağladı. Bu süreçte içimizdeki harekete geçme isteği her geçen hafta daha da güçlendi. Proje, bizim için yalnızca ders kapsamında ilerleyen bir çalışma olmaktan çıkarak, üzerinde düşünmekten ve geliştirmekten heyecan duyduğumuz bir sürece dönüştü. 
 

mert özçelik
2025 - 2026 Akademik Yılı Güz Döneminde öğrencilerimiz Hamide Şeyda Aslan, Zeynep Su Yavuz ve Yusuf Koç; PROJ 201 Süpervizörü Mert Özçelik danışmanlığında kampüsümüzü daha yaşanılabilir kılmaya yönelik 'Bir Poşet Bırak, Bir Poşet Kurtar' sloganlı projeyi hayata geçirdi.


İşlediğimiz her konu, motivasyonumuzu ve sorumluluk hissimizi artırdı. Tüm bu süreç boyunca aklımızda giderek daha net hale gelen tek bir soru vardı:

Kampüsü nasıl daha sürdürülebilir hale getirebiliriz?

Bu soruya yalnızca teorik bir cevap vermekle yetinmek istemedik; kampüsümüzde gerçekten uygulanabilecek, somut bir aksiyon geliştirmeye odaklandık. Bu nedenle, okul içinde geliştirebileceğimiz ve doğrudan etki yaratabileceğimiz alanları belirlemeye çalıştık. Hedefimiz; hem uygulanabilir hem de güncel bir sürdürülebilirlik problemine odaklanan bir çözüm ortaya koymaktı.

Gözlemlerimiz, okulumuzda birçok öğrencinin plastik poşetleri çok kısa süreli kullanıp ardından atık haline getirdiğini gösteriyordu. Bu durum, tek kullanımlık plastiklerin ne kadar hızlı bir şekilde israfa dönüştüğünü ve sürdürülebilirlik açısından ciddi bir sorun yarattığını açıkça ortaya koyuyordu. Bu nedenle, projemizin odağına plastik poşet kullanımını ve bu kullanım alışkanlıklarını dönüştürmeyi koyduk. Belirlediğimiz problem doğrultusunda, plastik poşetlerin tek kullanımlık tüketimini azaltmak amacıyla, poşetlerin tekrar ve dönüşümlü olarak kullanılabileceği küçük toplama ve paylaşım alanları oluşturmayı hedefledik. Bu fikri hayata geçirmek için Sürdürülebilirlik Ofisi ve ilgili birimlerle iletişime geçtik, ardından yaklaşık 100 kişilik bir anketle kullanıcı görüşlerini topladık. Elde ettiğimiz geri bildirimler doğrultusunda pilot uygulama alanını belirleyerek çözümümüzü kullanıcı odaklı bir yaklaşımla şekillendirdik.

Bu sürdürülebilirlik aksiyonu, bize yalnızca çevresel bir probleme çözüm üretmeyi değil; birlikte düşünmenin, sorumluluk almanın ve fikirleri somut bir uygulamaya dönüştürmenin değerini öğretti. Dönemin sonunda, grubumuzdaki herkes bu süreci “iyi ki” diyerek tamamladı ve projemizin kampüs yaşamında küçük ama anlamlı bir etki yarattığını görmek bizim için en büyük kazanım oldu.

Ve bu, daha sadece bir başlangıçtı…
 

PROJ201